Sanat ve ahlak üzerine sorular

Bu yazı, bugün sosyal medyada Hollandalı sanatçı Tinkebell (Katinka Simonse)’e karşı açılmış imza kampanyasına rastladıktan sonra kafamdaki bir takım soruları tartışmaya açmak üzerine kuruldu. Bu anlamda bir makale biçiminden ziyade tartışma başlatıcı bir biçime sahip. Görseller rahatsız edici olabileceğinden bu yazıda görsel paylaşmayacağım.

Tinkebell’in ilk sansasyonel projesi kendi kedisinin (sanatçının belirttiğine göre bu uydurulmuş bir hikayeydi ve ölen aslında depresyona girmiş, hasta bir kediydi) boynunu kırıp derisini yüzmesi üzerine kurulu. Tıpkı, Guillermo Vargas’ın 2007 yılında bir galeriye köpeği bağlayıp aç susuz bırakması gibi, Tinkebell’ de bu eylemi aslında hayvan haklarına dikkat çekmek için yaptığını söylüyor. Aynı zamanda bir vejeteryan olan sanatçı, çiftlik hayvanlarının tüketim için öldürüldüğünü fakat ev hayvanlarına aynı şekilde yaklaşılmadığını ve bunun bir ikiyüzlülük olduğunun vurgusunu yapıyor. (Savaş mayınlarına dikkat çekmek için sanatçı kendi bacağını koparsaydı ya da susuzluktan kaynaklı ölümlere dikkat çekmek için kendini susuz bırakıp ölseydi ahlak açısından bu durum benim için kabul edilebilirdi.)

Sanatçının diğer projeleri de yine insanların ikiyüzlü davranışları üzerine kurulu. “Bu 60 tavuğu satın almazsanız öldürürüm” türünden yaklaşımlar içeren ve üstüne detaylı konuşmanın gereksiz olduğu çalışmaları mevcut. Benzer başka projeler de yakın geçmişte farklı sanatçılar tarafından bir çok kez yapıldı.

Tinkebell ve aynı yaklaşımdaki diğer sanatçılar söz konusu olduğunda etik ve sanat ilişkisi doğrudan gündeme geliyor. Bu sanatçılara gelen naif tepkiler genelde “böyle sanat mı olur?” “kendisine sanatçı diyen cani” gibi ifadelerle başlıyor. Sanat sıklıkla kendi kendini sorun edinen bir etkinlik olduğu için, evrendeki bir çok olgu üzerine yeni problematikler üretme peşindedir. Sanat bir ahlak öğretisine sahip olmadığı gibi hiçbir dizili ve tutarlı kuralı da yoktur. Bir olgunun iyi, kötü, güzel, çirkin, yüce ya da adaletli olması sanatın sorunu değildir. Zira sanatın tartıştığı çoğu zaman kendi tanımıdır. Bu anlamda sanat kendisiyle zorunlu hiçbir ilişkisi olmayan Etik, Estetik, Sosyoloji, Siyaset, Biyoloji … ‘ e dair her alana sorular yöneltebilir, bu alanları doğrudan form olarak kullanabilir. Fakat oldukça yanlış anlaşılan bir mesele ise sanatın bunları sanatsal bağlamda yaptığının yeterince net anlaşılmamasıdır. Örneğin, sanat politik aktivizmi bir form olarak kullanabilir fakat amacı aktivizmin kendisi değil, sanata dair problematik üretmektir. Amaç doğrudan doğruya siyasal dönüşümler gibi pragmatik hedeflere dönüştüğünde, sanat bu alanlar için salt birer araç vasıtasına döner. O zaman sanat değil aktivizim olur; eylemin niteliğinin hiçbir önemi kalmaz. Yaratıcılık, çarpıcılık, derinlik ya da yenilik gibi sanatla zorunlu ilişkisi olmayan kimi sıfatların bu eylemlere iliştirilmesi sonucu değiştirmez. Geçmişteki mitolojik, dini ya da siyasi propaganda amaçlı yapılan resimlerin günümüzde yapılanlarla bu anlamda bir farkı yoktur. Tinkebell’in çalışmarındaki etik sorunsal bu yönüyle bakıldığında bir “konu” ya da “tema” olarak görülebilir mi? Bunu şu şekilde açabiliriz: “Son akşam yemeği” sahnesinin binlerce örneği varken biz neden bunların bazılarına odaklanırız? Neden sadece bazıları sanat tarihsel açıdan önem taşır? Tema ya da konu, şüphesiz tarihsel araştırmalar için büyük bir önem arz eder. Fakat bir tarihçinin belirli bir dönemin insan etkinliklerini kavramak için Leonardo Da Vinci’ye bakmasına gerek yoktur. Herhangi başka bir resim de işini görür. Da Vinci’yi dönemin popüler temalarını iyi işlemesi Da Vinci yapmamıştır.

Geçmişte sanatçılar toplum tarafından onaylanmayacak bir çok çalışma yapmıştır. Türler arası geçişler ve yeni akımların doğuşları sırasında ortaya çıkan işleri anımsamak yeterli olacaktır. Ben öncelikle, bu tip sansasyonel çalışmaların etik ve sanatsal bağlamlarının ayrı ayrı tartışılmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Etik açıdan (ki evrensel bir ahlak öğretisine sahip olmadığımızı düşünürsek) oldukça problemli bir çalışma sanatsal açıdan büyük bir öneme sahip olabilir. Diğer önemli bir durum ise sanatçının toplum tarafından alacağı tepkinin sanatla ilgisinin olmamasıdır (sanatçı bu tepkinin kendisini yapıtın formu olarak kurgulamadığı sürece). Örneğin “bu da sanat mı ?” yerine “bu insan ahlakına yakışmaz” daha doğru bir tepkidir çünkü ilgili alana yöneliktir. Bir şeyin sanat olması onun yargılanmayacağını da beraberinde getirir mi (sanatçının sanat yapma özgürlüğünün elinden alınması da buna dahil)? Sanat yapmak, size sanatsal anlamda özgürlük sağlayabilir fakat yaptığınız eylemin sanat dışı boyutları ceza almayacağınız anlamına mı gelir? Bu sanat dışını tespit etmek olanaklı mıdır? Sanatçının söylemi ne kadar önemlidir? Tıbbi deneylerde insan ırkının faydası uğruna hayvanları kullanmak ile sanatsal bağlamda kullanmak arasında ne gibi bir fark vardır? Geçmişte sanatçılar çıplaklık, çirkinlik, dönemin ağır basan üretim tarzlarının dışında üretim yapma, insan sıvılarının kullanımı, ölü kullanımı, kendi bedenlerine işkence vs. bir çok çalışma gerçekleştirmiştir. Tinkebell ve benzeri sanatçıların çalışmaları bunlarla ne derece örtüşür ve farklılaşır?

Bu soruları ve sizin sorularınızı, sosyal medya üzerinden ya da buradan tartışabiliriz.


Etik konusunda kısa bir not düşmek gerekirse… Ben başkasının bedenine ve zihnine kendisinin izni olmadan yapılan her türlü müdahalenin ahlak dışı olduğunu düşünüyorum ve kişisel ahlakı bunun üzerine kurmaya çabalıyorum. Bu anlamda çocuklara, hayvanlara ya da akıl hastalarına yönelik eylemler ahlaksız olarak nitelendirilebilirken, bir çiftin sado-mazo cinsel yaşantısı ya da kendilerini öldürmeyi tercih etmesi normal karşılanmalıdır. Karşılıklı anlaşma; iki tarafında eylemin bilincinde olması ahlaki açıdan önemlidir. Ahlak insana özgü bir alan olduğuna göre, insan olduğunun henüz farkında olmayan ya da insan olmayan canlılara yönelik eylemler, insan-dışıdır ve bencilcedir. Bencillik hayvani tarafımızla örtüşür, insani değil. Dolasıyla bizim bencilce olmayan etkinliklerimiz (sanat gibi) insana özgüdür. Bu “kötü” veya “iyi” olmaktan ziyade kendi kendimiz olmamızdır. İnsanın tanımı ise evrensel ve değişmezdir.

Reklamlar

Sanat ve ahlak üzerine sorular” üzerine 3 yorum

  1. ‘Başkasının bedenine ve zihnine kendisinin izni olmadan yapılan her türlü müdahalenin ahlak dışı olduğu’na dair kısım biraz kafamı kurcaladı. Dijital sistemlerin kimi zaman sistem protokollerini çiğnemeden dışsal amaçlar doğrultusunda manipüle edilmesi olarak özetlenebilecek bir hack kavramı, bu konudaki rızanın da manipüle ya da simüle edilebileceği gerçeğini esinledi bana.

    Okumaktan keyif aldım, tebrik ediyorum…

  2. Kerem’cim,
    Tartışmanın bu nasıl sanat yerine bu nasıl bir insani davranıştır ekseninde olması bana göre daha uygun.Her ne kadar etik-ahlak kelimelerini aynı anlamda kullanmama Yağız karşı çıksa da,benim etik anlayışım senin belirttiğin gibi karşı tarafın bilinci ve rızasına dayalıdır.Rıza konusunda da şöyle bir düşüncem var; bir venedik bienalinde sanırım kişi başı 100er dolar vererek paraya ihtiyacı olan insanların saçlarını sarıya boyayıp bienal süresince bu şekilde dolaşmalarını sağlayan işi de etik açısından sorgularım,rızanın istemsiz ve zorunluluktan oluşmasından dolayı.şimdiye kadar yapılmış akıl hastanelerindeki fotoğraf projelerini de sorgularım kişilerin bilinçli olmamasından dolayı.Ama kendi bedenini tam bir bilinç ile ortaya koyan M.Abramovic’i etik açıdan sorunlu bulmam.Çok iyi biliyoruz ki senin örneğinin dışında da galeriye içinde balık olan bir mikser koyan,ve kararı izleyiciye bırakan iş de çok tartışılmıştır.Benim sanırım 2 hafta önce bir yazı paylaştığım Berkin Elvan’ın yüzüyle yapılan iş de aynı şekilde etik olarak sorunludur.Ve bu işlerin maalesef bu tartışmalardan beslendiğini,amacın zaten bu olduğunu düşünüyorum.
    Bunun dışında da sanat olduğu söylenen herşey sanat olabilir,bir cinayet bile.Bir katil kendisini sanatçı olarak da niteleyebilir.Bu etik-ahlak açısından ve hukuki açıdan tartışılmamasını sağlayan bir kalkan değildir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s